Merhabalar 👋🏻

Çok fazla olmasa da gerek şahsi mailime gerek iş mailime çeşitli mailler geliyor. Bunların büyük bölümü bir sorun yaşayan ve bana danışmak isteyen insanlar, bir diğer bölümü de iş başvurusunda bulunan arkadaşlar. İş başvurusunda bulunanları ayrı bir içerikte ele alacağım. Burada değinmek istediğim kısım soru sormak isteyenler. Gerçekten oldukça ilginç mailler alıyorum. İnsanların soru sorarken veya mail gönderirken çok ciddi yanlışlar yaptığını görüyorum. Bu yanlışlardan bazılarına değinmek istedim.

1- Önce Kendinizi Tanıtın

Karşıdaki kişi sizi tanımıyorsa mutlaka öncelikle kendinizi tanıtın. Çok kısa bir giriş yazısı olabilir. Ufak bir örnek bırakayım:

Merhaba Berke Bey,
Ben Mustafa Zahid Efe. Megafonn Creative firmasında yazılım geliştirici olarak çalışıyorum. Size Baran Somaklı’nın yönlendirmesiyle ulaşıyorum.

Gördüğünüz gibi, son derece basit. Karşıdaki kişi sizi tanırsa mailinize de ona göre yanıt verebilir. Teknik bir soru sorduğunuzu varsayalım. Karşıdaki kişi sizin bir geliştirici olduğunuzu bilirse daha teknik bir cevap verebilir veya teknik birisi olmadığınızı bilirse daha basit bir şekilde cevaplayabilir. Karşıdakinin sizi tanıması size güvenmesi açısından da önemlidir. İnsanlar tanımadığı, rastgele bir insana cevap vermek istemeyebilirler.

2- Mümkün Olduğunca Kısa Yazın

Karşıdaki kişinin mailinizi okurken harcayacağı zamanı düşünün. Mümkün olduğunca karşı tarafın zamanını çalmamaya çalışın. Mailinizi mümkün olduğunca kısa ve öz yazın. Lâfı dolandırmayın.

3- Önce Araştırmanızı Yapın

İnsanlara soru sormadan önce o soruyla alakalı Google’da Türkçe ve İngilizce araştırma yapın. Artık çeviri programları oldukça başarılı. Konuyu Google Translate’e Türkçe yazıp Google’da çevirisini aratıp çıkan sayfaları da Türkçe’ye çevirebilirsiniz. İki dilde de aradığınızda bir sonuca varamıyorsanız o zaman birilerine danışın. Böylece insanların vakitlerini boşuna almamış olacaksınız, ayrıca mail yazarak ve mailinize cevap bekleyerek de zaman kaybetmemiş olacaksınız.

Araştırmalarınız sonuç vermediyse karşı tarafa mail atın ve mutlaka mailinizde gerekli araştırmaları yaptığınızı belirtin. Karşı taraf sizin bu iş için bir çaba harcadığınızı görsün.

4- Maili Atmadan Önce Karşıdaki Kişiyi Tanıyın

Mail atmadan önce karşıdaki kişiyi biraz tanımakta fayda var. Belki sizin sorduğunuz konuyla hiçbir alakası yok, belki bu tarz maillere cevap vermiyor ya da yakın zamanda başına kötü bir şey geldi, maillere bakabilecek durumda değil. Ufak bir araştırma yapın ve kişinin güncel hali hakkında bilgi sahibi olun. Bir diğer mesele, mutlaka ve mutlaka karşıdaki kişinin adını doğru yazdığınızdan emin olun. Özellikle benim gibi çok bilindik bir isme sahip olmayan insanlarla mailleşirken bu ciddi sorunlara sebep olabilir. Bana gelen maillerin büyük bölümünde mailler şu şekilde başlıyor: “Merhaba Zahit”, “Merhaba Zayit”, “Merhaba Zait” ve hatta bir tanesi var ki beni benden aldı: “Merhaba Sayit”. Adımdaki sadece sesli harfleri tutturabilmiş arkadaş.

Karşıdaki kişinin ismini doğru yazmamak oldukça büyük bir saygısızlık. Benim gözümde ismi yanlış yazmak şu anlama geliyor: “Senin kim olduğun benim umurumda değil, sadece bana istediğim şeyi ver.”. Oldu canım, başka ne istersin?

Lütfen mail attığınız kişiyle alakalı bunun gibi detaylara dikkat edin. Sadece adını yanlış yazdığınız için (saygısızlık ettiğiniz için) cevap alamayabilirsiniz.

5- Kodlarınızı/Dosyalarınızı Erişilebilir Bir Yere Yükleyin

Bu madde oldukça önemli. Karşıdaki kişiye soru sorarken eğer bahsi geçen bir kod parçası ya da benzeri materyaller varsa bunları çevrimiçi bir ortama yükleyin ki karşı taraf da görsün, konu üzerine bir fikir yürütebilsin. Kör bir şekilde tahmin yapmasın.

6- Üslubunuza Dikkat Edin

Mesajlarınızda mümkün olduğunca kibar olun. Bol bol lütfen, teşekkür ederim gibi kelimeleri kullanın. Sanki karşıdaki size yardım etmekle yükümlüymüş gibi konuşmayın. Karşıdakinden bir ricada bulunduğunuzu (ve size cevap vermek zorunda olmadığını) unutmayın.

7- Gelen Cevabı Nasıl Yanıtlamalı?

Bu başlık birazcık benim kendi fikirlerimi içeriyor olacak. Ben mail kutumun dolmasından veya sürekli mail bildirimleri gelmesinden hoşlanmıyorum. Dolayısıyla mailler ne kadar az ve öz olursa benim için o kadar iyi.

Size cevap geldiği zaman anında teşekkür ederim demeyin. Önce bir gelen cevabı araştırın, deneyin. Başarılı olursa teşekkür maili gönderirsiniz. Eğer gelen cevap sonucunda başarıya ulaşamazsanız o zaman tekrar mail atmanız gerekecektir. Teşekkür ettikten sonra tekrar bir mail atmak nedense bana oldukça garip geliyor. Önce gelen cevabı sınayıp sonuca göre karşı tarafa tek bir mail göndermeniz çok daha iyi olacaktır.

8- Yanıt Gelmezse Ne Yapmalı?

Unutmayın ki karşı taraftaki de bir insan. Geçindirmesi gereken bir ailesi, yapması gereken işleri, zaman ayırması gereken insanları var hayatında. Bunlar bazen o kadar yoğun bir şekilde bastırırlar ki bunlar haricinde hiçbir şeye bakmaya zamanları veya enerjileri olmayabilir veya belki de kötü bir dönemden geçiyordur ve kimseyle konuşmak istemiyordur.

İnsanın binbir türlü hali var, cevap gelmezse karşıdaki kişiyi mimlememek lazım. Müsait değildir veya bir sıkıntısı vardır deyip geçmek gerekiyor. Üç günlük dünyada kimseye düşman olmaya gerek yok. Konuyla ilgili bir başkasını bulup ona mail atabilirsiniz.

Şimdilik aklıma gelenler bu kadar. Mail sizin de eklemek istediğiniz şeyler varsa yorum olarak yazabilirsiniz.

Başka yazılarda görüşmek üzere, kendinize iyi bakın.

Author

Web geliştirici, Youtuber, Blogger.

2 Comments

Write A Comment