In the land of blind, one eyed man is king.

Herkese Merhabalar 👋🏻

Yazıma bu seneki favori sözümle başlamak istedim. Türkçesini isteyenler olacağından eminim, hemen şuraya bırakayım:

Körler ülkesinde tek gözlü adam kraldır.

Her senenin sonunda yazdığım değerlendirme yazıma hoş geldiniz. Bu seneki yazının diğerlerinden bir farkı var. Bir sonraki sene için aklımda olan çeşitli planlardan da bahsedeceğim. Hiç zaman kaybetmeden başlayalım.

TLDR;

İşler yolunda, üniversiteye başladım, başarılı bir girişimde rol aldım, çok güzel insanlarla tanıştım. Asosyal bir manyak oldum. Doğru düzgün eğitim videoları çekmedim. Çok verimli bir sene değildi ama toparlanıyorum.

2018’de Neler Oldu?

Tanıştığım Güzel İnsanlar

2018’in bana kattığı en mükemmel şey şüphesiz ki yeni arkadaşlıklar oldu. Çok değerli iki insan tanıdım bu sene. Yağız ve Elif. Olayın hikayesinden kısaca bahsedeyim. Yağız ve Elif’in bir projesi vardı. Projenin amacı üniversiteye başlayacak olan öğrencilere bölümler ve üniversiteler hakkında bilgi vermek. Bunu ilk başta çeşitli üniversite ve bölümlerden öğrencilerle röportajlar yaptıktan sonra Instagram üzerinde paylaşarak yapıyorlardı. Bu projeyi web platformuna taşımak istedikleri için ortak arkadaşımız olan Baran‘a gitmişlerdi. Projenin arayüz geliştiricisi Baran olacaktı ancak bir de backend geliştirici lazımdı. Baran da onlara beni önerdi. Bu proje vasıtasıyla tanışmış olduk.

Elif ve Yağız bir etkinlikte konuşmak için Ankara’ya gelmişlerdi. Ertesi gün de Baran’ın doğum günüydü. Beni paketleyip İstanbul’a götürdüler 😂. 6 gün İstanbul’da kaldım ve şunu çok samimi bir şekilde söyleyebilirim ki hayatımın en mutlu ve en güzel günleriydi.

Videoda birazcık kendimi saklamışım ama olsun 😅 Hayatımın en eğlenceli günlerinden birisiydi.

Evet, tanıştığım insanları anlattığım kısmın sonuna geldik. Şimdi diğer meselelere bakalım biraz.

İşler Nasıl Gidiyor?

2018’in başından sonuna kadar ciddi anlamda bir odaklanma problemi yaşadım. Sene sonu geldi, hâlâ problemi tam anlamıyla çözebilmiş değilim ancak şu son 1 haftadır çok güzel çalışıyorum (Tü tü tü nazar değmesin 🥑 [Nazar boncuğu yoktu ben de avokado koydum]). Problemin kaynağının evden çalışmaya başlamam olduğunu düşünüyorum. Bu senenin başlarında ofisimizi dağıttık ve evlerden çalışmaya başladık. Sanırım bu değişime ayak uyduramadım.

Velhâsıl bu odaklanma probleminden dolayı işlerimle ilgili ciddi problemler yaşadığım zamanlar oldu. Aslında odaklanma değil sadece, bunun yanı sıra ciddi anlamda bir isteksizlik de vardı. Burn-out olduğumu düşündüm, belki farklı bir şeyler yaparsam her şey daha iyi olabilir diye düşündüm. Hatta bir ara kendi işimi bırakıp freelancer olarak çalışmayı bile düşündüm ancak daha sonra babamla yaptığımız bir konuşma sonucunda devam etmeye karar verdim. Şu anda her şey yolunda ve aldığım karardan çok memnunum. Umarım işlerim daha da yoluna girer.

Bunun dışında bu sene 2 tane de mobil uygulama geliştirdim. Bir IOS uygulaması ve bir de Android uygulaması. Bu uygulamaları Java ve Swift ile geliştirdim. Farklı dilleri tecrübe etmiş olmak iyi hissettirdi.

Sosyallik (Problemi)

Belki de bu sene yaşadığım en büyük problemlerden birisi de buydu: (a)sosyallik.

2017 yılında liseden mezun olmuştum. Haziran’da okullar kapandı, üniversite sınavına girdim, sonuçlar açıklandı ve pek de iyi değildi. Şehir dışına gidip gitmeme konusunda çok kararsız kalmıştım ve gitmemeyi, sınava tekrar hazırlanmayı seçtim. Dolayısıyla o andan itibaren hayatımda okul diye bir şey yoktu. Ofisi de dağıttıktan sonra evden çıkmam için hiçbir sebep kalmamıştı. Bazı günler etkinliklere gitmek veya alış veriş yapmak için dışarı çıkardım. Bunlar haricindeki günlerimin yaklaşık olarak 20 saati odamda geçiyordu, kalan 4 saat de evin içerisinde. İlk başlarda fark etmesem de bu durum beni içten içe mahvetmeye başlamıştı. Odama girip çıkan kimse yoktu. Sürekli tek başımaydım. Kimseyle konuşmuyordum, doğru düzgün insan da görmüyordum zaten. Hâl böyle olunca yavaş yavaş insani yetilerinizi kaybetmeye başlıyorsunuz. İnsanlarla konuşmaktan zaten çok çekinen bir insandım, uzun süre de kimseyle doğru düzgün bir iletişim kurmayınca iyice korkar oldum. İyice paranoyak bir hale geldim. Gün geçtikçe odama daha çok bağlanıyordum. Dışarı çıkmam gerektiği zamanlarda da hemen eve dönmek istiyordum.

Peki ben bunu neden anlattım, niçin anlattım? Ben bunları anlattım da sonradan anlatmadım mı dedim?

Bunları okuyun da siz aynı hayatı yapmayın diye anlattım. Hayatımızda mutlaka bir denge olması gerektiğine inanıyorum. Sürekli iş yapmak, sürekli kendini geliştirmek veya sürekli gezip tozmak çok tehlikeli. Bir günde 24 saat var. 8’ini uyuyarak geçirdiğinizi varsayalım. Kalan 16 saatin 6’sını çalışmaya, 2’sini kendinizi geliştirmeye ve 3’ünü de eğlenmeye ayırabilirsiniz. Kalan 5 saat de diğer tüm ihtiyaçlarınız için yeterli olacaktır.

Hayatınızdaki her şeyi dengeli bir şekilde yapın. Daha mutlu bir insan olacaksınız. (Denendi, onaylandı!)

Konfor alanınızı terk edin. Benim yapmakta en çok zorlandığım şeylerden birisi de kesinlikle konfor alanımdan çıkmak. Hâlâ odamdan kolay kolay çıkabilen bir insan değilim ancak okula başlamamla her şey değişti.

Merak edenler için ufak bir özet geçeyim, ikinci kez girdiğim üniversite sınavı da rezildi ancak kesinlikle bu seneyi de evde geçirmek istemiyordum. Bu yüzden tercihlerimi yaptım ve (Ankara) Ufuk Üniversitesi’nde İşletme bölümünü tam burslu olarak kazandım.

Okul gerçekten zaman alacağı için işlerimi kötü etkileyeceğini ve okulu sevmeyeceğimi, hatta senenin ortasında bırakacağımı düşünmüştüm. Ancak garip bir şekilde tam tersi oldu. Okulu ciddi anlamda sevdim. Bir kez bile keyfi olarak devamsızlık yapmadım. Birkaç arkadaş edindim. Okula gitmek şu anda benim için dünyadaki en güzel şeylerden birisi haline geldi.

Bu (2 paragraflık) ufak parantezden sonra devam edebiliriz. Konfor alanımı terk etmekte çok zorlandığımı söylemiştim. Okula başlamış olmam, konfor alanımı terk etmek zorunda kalmama sebep oldu. Her gün sabah okula gidip öğlen evime dönüyordum. Eve döndüğümde bazı günler çok yorgun hissetsem de genel olarak büyük bir enerji ve motivasyonla dönüp işlerime bakıyordum. İnsanlarla konuşmakla ilgili korkularımı da yavaş yavaş azalttığını söyleyebilirim.

Bu durum hem insani ilişkilerimi hem de işlerimi ciddi anlamda düzene sokmama yardımcı oldu.

BİG ve HÜHB

2018’de çok güzel iki toplulukta bulundum. Bunlardan birisi Bir İşe Giriştik (BİG) ve diğeri de yukarıda da bahsettiğim Hangi Üniversite Hangi Bölüm (HÜHB).

BİG ile başlayalım. Bir İşe Giriştik, bir öğrenci topluluğu. Öğrenci topluluğu deyince hemen aklınıza okul gelmesin. Herhangi bir okul topluluğu vs. değil. Türkiye’nin dört bir yanından yaklaşık olarak 90 tane öğrencinin bulunduğu bir topluluk. Amacımız kendimi ve birbirimizi geliştirmek; önce kendimizi, sonra birbirimizi ve sonra da dünyayı iyi yönde değiştirmek.

Bu topluluğa katıldığımda farklı alanlarda kendini geliştirmiş birçok insanla tanıştım. Onlardan bir sürü şey öğrendim ve kendi bildiklerimi aktarmaya çalıştım. Bundan sonra da her sene tekrar bu topluluğun içerisinde olmak için çalışacağım.

Yukarıda birazcık bahsettiğim Hangi Üniversite Hangi Bölüm projesinden detaylıca bahsetmek istiyorum. Hangi Üniversite Hangi Bölüm projesinde amacımız üniversite seçimi yapacak olan öğrencilere okullar ve bölümler hakkında bilgi vermek ve kafasında soru işareti olmadan tercih yapmasını sağlamak.

Baran, tasarımını yapıp arayüzünü geliştirdi ve ben de sistem tarafını kodladım. 16 Mayıs 2018 tarihinde web sitesini yayına aldık. Düzenli olarak içerik üretmeye başladık. Kısa süre içerisinde gerçekten iyi ziyaretçi sayısına ulaştık. Anlık 200-300 kullanıcıyı gören ilk web projem oldu (en azından benim haberim olan).

Yağız ve Elif sayesinde projemiz İş Bankası Workup programına seçildi. Sunumun yapılacağı gün Elif ve Baran’a sürpriz yapıp ben de İstanbul’a gitmiştim. Uçağım rötar yaptı ve indiğimde ciddi bir trafik vardı. Birkaç dakika daha geç kalsaydım sunumu kaçıracaktım. Çok şükür yetişebildim.

Sunumu yaptıktan kısa süre sonra projemizin Workup programına dahil edildiğini öğrendik. Bu süreçte birçok eğitim, parti ve etkinlik oldu. Maalesef Ankara’da olduğum için bunlara katılamadım 😔.

Bu iki güzel topluluktan da bahsettik. Şimdi sıra Youtube’da.

Youtube ve Blog

2015’in Haziran ayından beri düzensiz aralıklarla video içerikler üretiyorum. 2018 istatistiklerine şöyle bir bakış atalım. Bu sene toplamda:

  • 80.482 dakika izlenmişim.
  • 423 beğeni, 16 beğenmeme almışım.
  • 78 adet yorum yapılmış.
  • 95 kez videolarım paylaşılmış.
  • 248 yeni abone gelmiş ve 1483 aboneye ulaşmışım.
  • 5 video çekmişim (Really?).

Şu saniyeye kadar 5 video çektiğimin farkında değildim. Daha fazla olduğunu zannediyordum. Merak etmeyin, 2019’da bunu telafi etmeye çalışacağım.

Medium’da ve şu anki blogumda da birkaç yazı yazdım ancak bunları gerek kalite gerek sayı bakımından yeterli bulmuyorum. Bu sene gerçekten eğitim materyalleri konusunda ciddi anlamda tembellik etmişim.

Udemy ile görüşmelere başladık. PHP eğitim seti çıkartmamı istediler, bir müfredat hazırladım. Piyasada tonlarca eğitim seti var, gerçekten kaliteli ve farklı bir şey ortaya koymak istiyorum. Şu anda bu konuda kafam oldukça karışık.

Bunun dışında Prototürk için de içerikler üretmek istemiştim. Sanırım 2 tane video çektim ancak maalesef devamı gelmedi. İsteksizlik problemini çözememiştim. Rezil bir ruh halinden başka bir rezil ruh haline koşuyordum. Bu sırada bu video işini de elime yüzüme bulaştırmıştım tabii. Belki kendimi biraz daha toparladığımda tekrar Tayfun Abi‘yle konuşurum ve beraber bir şeyler yapabiliriz. Daha fazla insana faydalı olmayı çok isterim ve Prototürk bunun için çok güzel bir platform olabilir.

Aldıklarım (Ekipmanlar)

Söylemeden edemeyeceğim, bu sene ehliyet aldım 😂.

Telefonumu değiştirdim. Samsung Galaxy Grand Prime’den Samsung Galaxy S7’ye geçiş yaptım. Oldukça memnunum telefondan.

Eminim soranlar olacaktır. Bilgisayarımı değiştirmedim. Hâlâ Macbook Pro 2010 Mid 15″ kullanıyorum. Genel olarak memnunum. Herhangi bir problemim yok.

Bir de monitör aldım. AOC marka, 24″ bir zımbırtı. Modelini şu anda hatırlayamıyorum ve kutusunun da nerede olduğuna dair bir fikrim yok, dolayısıyla bakamıyorum modeline 😅. Oldukça memnunum. Hem şık hem de görüntüsü gayet kaliteli (en azından benim için).

2019 Hedefleri

Önceki yıllarda yaptığım çok büyük bir hatayı yapmayacağım ve bu sefer gerçekçi hedefler koyacağım kendime.

Öncelikli hedefim işlerimi iyice yoluna sokmak. Bunun için daha fazla ve daha akıllıca çalışmalıyım. Elimdeki işleri hızlıca bitirip teslim etmeli ve yeni müşteriler kovalamalıyım. Biraz yorucu olacak ama buna değeceğine inanıyorum.

Bir diğer hedefim uyku problemimi çözmek. Sabahları erken uyansam da yataktan bir türlü çıkamıyorum. Dolayısıyla vücudumun ihtiyaç duyduğu uykuyu aldıktan sonra her gün birkaç saatim sadece yataktan çıkmadığım için boşa gidiyor.

Bu durum benim için ciddi bir problem ve bunu çözmem lazım. Gecenin bir yarısı yatmak yerine saat 23.00-00.00 civarlarında yatarsam bu sorunun çözüleceğini düşünüyorum.

Geçen sene en az 3 şehir gezeceğim diye bir hedef koymuştum kendime. Oldukça uçuk bir hedefti. Bunu yapmak için hem para hem zaman hem de enerji gerekiyordu ve bende hiçbir zaman bunların tamamının bir arada bulunmayacağını biliyordum. Neyse, bu seneki hedefim de bununla ilgili.

2019’da en az 6 şehir gezeceğim. Şaka şaka, sadece 1 şehir gezmek istiyorum: Mardin.

Mardin çok merak ettiğim ve çok güzel olduğunu düşündüğüm bir şehir. Mutlaka gezmek istiyorum. Mardin gezim için bir fon oluşturacağım ve yeterli birikimi yapınca biletimi alıp gideceğim.

Sıradaki hedefimiz ise yine vücudumuzu ilgilendiriyor. 176 cm boyunda 48 kilo ağırlığında bir insan evladıyım. Takdir edersiniz ki boyuma göre oldukça zayıfım. Bu da değiştirmek istediğim şeylerden birisi. Kilomu 55-60 civarlarına çıkartmak istiyorum. Muhtemelen bunu başarmak için spora başlarım. Tamamen doğal yollarla, yavaş yavaş, istikrarlı bir şekilde kilo almak istiyorum.

Bir diğer hedefim ise yazılım geliştirme üzerine. 2019 yılında IOS ve Android platformlarında toplamda 4 tane uygulama geliştirmiş olmayı planlıyorum. Her üç ayda bir Google Play Store veya App Store’ye bir tane uygulama yükleyeceğim.

Veeeeeeee, son hedefimiz. Benim de söylemek için en çok heyecanlandığım hedef. FA’yı yayına açacağım. Tabii siz FA’nın ne olduğunu bilmiyorsunuz. Şu an için gizli tutmayı tercih ettiğim bir projem. Web geliştiricilere, bloggerlara ve internet sitesi olan herkese hitap eden bir araç olduğunu söyleyebilirim. 28 Şubat 2019’da kapalı betaya başlayacağız. 14 Nisan’da ise bütün eksiklikleri giderilmiş bir şekilde ilk versiyonuyla yayında olacak.

Tabii bir de her hafta yazdığım blog yazıları var ama onları artık saymıyorum. Bayağı iyi gidiyor. Alıştım diyebilirim.

Bu sene böyle geçti işte. Şu sıralar zaman çok hızlı akıyor gibi hissediyorum. Birinin bunu yavaşlatması lazım.

Neyse, yine çok konuştum. Sanırım artık susma zamanım geldi. Hepinize hayırlı uzun ömürler, nice güzel seneler diliyorum. Kendinize çok iyi bakın. Görüşmek üzere 👋🏻

Author

Web geliştirici, Youtuber, Blogger.

2 Comments

    • Mustafa Zahid Efe Reply

      İşleri yavaş yavaş yoluna koyuyorum. Uyku problemini çözdüm sayılır. Henüz Mardin’e gidemedim. Kilo alma konusunda çok başarılı olamadım. 48’den 50’ye çıkabildim. Sene içerisinde gördüğüm maksimum kilo 52. Mobil geliştirmeyle ilgili fikirlerim biraz değişmiş durumda. Sanırım bu alandan çok fazla ilerlemek istemiyorum. O yüzden o 4 uygulama fikri çöp oldu. FA projesi şu an için askıda. Onun yerine beni daha da heyecanlandıran başka bir proje geldi. QRL’s (galp). Ve son olarak görünen o ki haftalık blog yazılarını ikimiz de aksattık. Pek iyi olmamış :/ Senenin yarısından fazlası geçti ama hedefleri yarılayamamışım bile. Bunu görmek üzücü.

Write A Comment